Gediz Deltası’nın doğusundaki ikinci derece sit alanı hakkında İzmir – Çiğli Belediye Başkanı Tevfik Alyanak Haziran 2002’de gecetecilere verdiği demeçte “Ne kuş var, ne kedi” demişti. Başkan o tarihte Haber Ekspres’te yayınlanan haberde ayrıca şunları söylüyordu "Bölgenin sit olacak doğal özelliği yok. Bölgede, ne kuş, ne kedi, ne köpek var. Tarihi yapı da yok. Bu bölgede, büyük bir fuar ve rekreasyon alanı yapılacaktı. Şimdi bu kararla, bunlar engeleniyor. Ayrıca, bu bölge içinde Büyük Kanal Projesi'nin pompa istasyonu var. Bu da sit alanı içinde kaldı." Bu sözlerin ardından Gediz Deltası’nın sit derecesi ikiden üçe düşürülmüştü ve zamanın Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu tarafından deltada yapılaşmanın yolu açılmıştı. Bu gelişmeler üzerine Gediz Deltası’nın korunması için çalışan doğa severler uzun bir maratona başladılar.
Aradan iki yıl geçtikten sonra Gediz Deltası’nın doğu ucundaki ikinci derece doğal sit alanının kediler için olmasa da kuşlar için büyük önem taşıdığı mahkeme kararıyla kanıtlandı. WWF-Türkiye, alanın sit derecesinin ikiden üçe düşürülmesine karşı açtığı davayı kazandı.
WWF-Türkiye Su Kaynakları Program Müdürü Hatice Dinç, konuyla ilgili yaptığı açıklamada; "Mahkeme kararı, adaletin doğanın yanında olduğunun bir göstergesidir. Bu sonuç, Türkiye'nin doğal zenginlikleri adına kazanılmış bir zaferdir. Böylesine önemli doğal kaynaklara sahip olan ve bunlara giderek daha fazla ihtiyaç duyan bir ülkede, bu alanların yasal boşluklar ve yönetim karmaşaları nedeniyle haksız yere statüleri düşürülerek kaybedilmesi kabul edilemez. Türkiye'nin geleceğinin garantisi olan bu alanlardaki doğa kıyımlarının bir an önce durdurulmasını ve bu alanların hak ettiği şekilde korunmasını talep eden davamızda, başta İzmir halkı olmak üzere, değerli hukukçularımız, Ege Doğa, BirdLife International, Doğa Derneği ve Atlas Dergisi ile işbirliği içinde çalıştık" dedi. Davayı izleyen ve kazanılması önemli bir görev üstlenen İzmir Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Avukat Uğur Kalelioğlu ise Gediz Deltası’nda sit durumunun eski haline döndüğünü, bölgede yapılan inşaatların durdurulması gerektiğini ifade etti.
Ege Doğal Yaşamı Koruma Derneği’nin (EgeDoğa) Gediz Deltası yönetim planından sorumlu Sulakalanlar Koordinatörü Ortaç Onmuş yaptığı açıklamada “Bu önemli kararın, Gediz Deltası’nın ve doğal sit statüsüyle korunan diğer Önemli Kuş Alanlarının korunmasında emsal teşkil edeceğini umuyoruz. Derneğimiz Gediz Deltası’nın insanlar tarafından kullanılmasına karşı değildir. Ancak bu benzersiz coğrafyadaki tüm alan kullanımlarının deltanın doğal yapısına zarar vermeyecek şekilde planlanması gerekmektedir. Bu nedenle, İzmir Büyükşehir ve Çiğli belediyelerini Gediz Deltası’nın koruma amaçlı yönetim planını oluşturma sürecine dahil olmaya davet ediyoruz. Çevre ve Orman Bakalığı ve İzmir Valiliği deltanın korunması ve sürdürülebilir kullanımı için önemli çalışmalar yürütüyor” dedi.
GEDİZ İÇİN MARATON
2002 yılından bu yana deltanın korunması için çok sayıda adım atılmıştı. EgeDoğa Sulakalanlar Danışmanı Alpay Tırıl yaptığı açıklamada Gediz Deltası’nı korumak için yaşananların tarihçesini şöyle özetledi:
2002 – Ege Kuş Gözlem Topluluğu (EKGT) ve Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi, birinci derece doğal sit alanın genişletilmesi için Kültür Bakanlığı’na başvuru yaptı.
Nisan 2002 – Kültür Bakanlığı, birinci derece doğal sit olarak önerilen alanı ikinci ve üçüncü derece doğal sit ilan edildi.
Mayıs – Haziran 2002 - Ege Kuş Gözlem Toplululuğu Gediz Deltası’nda çok kapsamlı bir kuş araştırması yaptı, alanın doğal niteliklerini ortaya koydu.
Haziran – Temmuz 2002 - Ege Kuş Gözlem Topluluğu’nun araştırma sonuçlarına dayanarak Doğal Hayatı Koruma Derneği, İzmirliler Derneği, İzmir Tabip Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Çevre Mühendisleri Odası gibi birçok STK ikinci ve üçüncü derece sit alanın birinci derece doğal sit olması için Kültür Bakanlığı’na başvurdu.
Ağustos 2002- Gediz Deltası ile ilgili gelişmeleri uzun zamandır takip eden ve alana sahip çıkan Atlas Dergisi konuya olan ilgisini artırdı ve elektronik ortamda imza kampanyası açtı. Kapakta “İzmir Kuşlara Mezar Olmasın!” bandı yayınlandı. Editör yazısında ve derginin içinde konuya değinildi. Kısa bir sürede 18 binden fazla Atlas okuru kampanyaya katıldı.
Eylül 2002 - Tüm başvurulara ve imza kampanyasına rağmen Kültür Bakanlığı alanın sit derecesini yükseltmek yerine tam tersi bir karar aldı. Şaşırtıcı bir şekilde ikinci derece sit alanı üçe düşürüldü, üçüncü derece olan bölge ise sit dışına çıkarıldı.
Ekim – Kasım 2002 - Atlas dergisi çok sayıda makale ve editör yazılarıyla Gediz sorununu gündemde tuttu ve kampanyayı yoğun olarak sürdürdü.
Aralık 2002 - Doğal Hayatı Koruma Vakfı, sit derecesini düşüren kararın iptali için bölge idare mahkemesinde dava açtı.
Şubat 2003 - Gediz Deltası’nı Türkiye’nin gündemine yerleştiren Ege Kuş Gözlem Topluluğu üyeleri EgeDoğal Yaşamı Koruma Derneği’ni (EgeDoğa) kurdu.
Mart 2003 - Gediz Deltası’na yasalara aykırı olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından atık çamuru dökülmesini konu olan “Deltada İkinci Cephe” başlıklı makale Atlas’ta yayınlandı.
Mart 2003 - Atlas ve EgeDoğa Derneği ortaklığıyla İzmir’de “Atlas Buluşması” düzenlendi. İki yüzden fazla İzmirli’nin katıldığı toplantının konusu Gediz Deltası idi. Atlas Dergisi ve EgeDoğa, Gediz Deltası konusunda İzmir Valisi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı ile görüştü.
Nisan 2003 - Doğa Derneği, Gediz Deltası’na atık çamuru dökülmesinin önlenmesi için bölge idare mahkemesinde dava açtı. Bunun ardından deltadaki yasadışı gelişmelerle ilgili olarak EgeDoğa iki dava daha açtı.
Aralık 2003 - Bölge İdare Mahkemesi, Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine açtığı davada yürütmenin durdurulması kararı aldı.
Haziran 2004 - Doğal Hayatı Koruma Vakfı Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine açtığı davayı kazandı.
Ağustos 2004 - Gediz Deltası’nı koruma maratonunda önemli bir mesafe kat edilse de yarış hala sürüyor. Deltanın korunması ve bu miras coğrafyada sıfır yok oluşa ulaşmak için sürmekte olan diğer davaların da kazanılması ve koruma amaçlı yönetim planının bir an önce uygulanması gerekiyor.
Gediz Deltası'ndaki davalı alanda flamingo ve pelikanlar (Fotoğraf: Okan Bilge - EgeDoğa)
9.8.2004 |